Arakan'da yaşanan tüm bu olayların tarihi, zaman çizelgesi ve bugünkü konjonktürde ABD ve Çin'in Arakan hesaplaşması...
Arakan Neresi?
Myanmar'ın 7 eyaletinden biri olan Arakan, Bangladeş-Myanmar
sınırının kesiştiği noktada bulunur. Arakan'ın nüfusu 4 miyondan
fazlaydı fakat yaşananların ardından 1 buçuk milyona kadar
geriledi.
Her Şey Nasıl ve Ne Zaman Başladı?
2.Dünya Savaşı sonrasında Arakan'da bulunan Müslümanlar, kendi devletlerini kurmak isteyince aralarından binlercesi sürgün edilmiş ve camilerine, okullarına, evlerine zarar verilmiştir. İnsan hakları
kuruluşlarının vermiş oldukları raporlara göre, 1962-1984 yılları arasında
20.000 Arakanlı Müslüman öldürüldü. Yüzlerce kadına tecavüz edildi ve
Müslümanların tüm mal varlıklarına el konuldu. Devlet politikaları ise o dönemde yapılanları meşrulaştırmak adına İslam dini hakkında yalanlar ve iftiralar yayma eğilimindeydi.
Yaklaşık 30 yıl öncesinde ise Arakan'da yapılan büyük çaplı operasyonlar sonucunda 250.000
Arakanlı Müslüman Bangladeş’e göç etmek
zorunda bırakılmıştır. Bu yaşananlar sonrası, Arakan’da yaşayan Müslüman Rohingya’lar, bırakın devlet kurabilmeyi kendilerine Myanmar vatandaşlığı bile çıkaramamışlardır. Bunca mücadele sonrası birleşmek ve tek elden hareket edebilmek amacıyla, Rohingya’lar 1999-2000 yıllarında iki teşkilat kurmuşlar ve çalışmalarını oradan sürdürmeye karar vermişlerdir.
Günümüze yaklaşmak gerekirse, daha önce benzer ve daha küçük çaplı bir katliam 2012'de yaşanmıştı. O zaman da medya vahşeti gözler önüne sermiş, Arakan gündem maddesi haline gelmişti. Çok değil 1 yıl sonra, takvimler 2013'ü gösterirken Myanmar ilk kez doğalgaz ihracatına başlayacaktı. Bilgiyi veren kurum ise Çin’in Dünyaca ünlü şirketi PetroChina.
Arakan Müslümanlarıyla Myanmar Hükümeti’nin çatışma halinde olması son dönemde de olduğu gibi Bangladeş’e büyük göç olması anlamına geliyor. Bu bölgenin radikalleşmesi ve boşaltılması Çin’in tek amacı. Çin, Arakan’da kontrolü ele almanın peşinde. Bu sayede Arakan'da istediği limanı kurmak suretiyle deniz ticaretini oradan yönlendirmek, bunun verdiği bağımsızlıkla en tepeye çıkmak istiyor.
Çin ordu yapıyor, nükleer silah üretiyor ve ABD tahvillerine en çok sahip olan ülke konumunda. Birleşik Devletler ise Çin’e karşı son kozunu kaybetmek istemiyor.
Sözün özü, Arakan'da bu yaşananlar, işin henüz başlangıcı. ABD bölgede üreteceği yeni stratejilerini ortaya koymanın peşinde. Belki IŞİD tehdidi, belki de farklı bir projeyle bölge yeniden ateş altına alınabilir...
Binlerce mazlum, vatansız insan, dini inançları ön plana çıkarılarak ekonomik bir meseleden ötürü savaşın ortasına sürükleniyor. Birileri buna engel olmalı...






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder